zimmet suçu

ZİMMET SUÇU

Zimmet suçu, bir kişinin kendisine veya başkasına ait olan malın kendisi veya başkası için kullanmasını veya değiştirmesini ifade eder. Bu suç, Türkiye’de Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 245. maddesiyle düzenlenmektedir.

Zimmet suçunun oluşması için, bir kişinin malın kendisi veya başkası için kullanması veya değiştirmesi yeterlidir. Ancak, zimmet suçu için malın maddi değerinin belirli bir miktarın üzerinde olması gerekmez. Önemli olan, malın kullanılması veya değiştirilmesidir.

Zimmet suçunun oluşması için, malın kullanılması veya değiştirilmesinin yasadışı olması gerekmez. Ancak, malın kullanılması veya değiştirilmesi yasadışı ise, zimmet suçunun yanı sıra diğer suçların da işlenmiş olması muhtemeldir.

Zimmet suçunun cezası, Türkiye’de 5 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak suçun, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi halinde, verilecek ceza  daha ağır olabilir.

Zimmet suçunun konusu, taşınır veya taşınmaz yani her türlü maldır. Bu malın zilyetliğinin kamu görevlisine devredilmiş olması veya kamu görevlisinin bu mal üzerinde koruma ve gözetim yükümlülüğünün bulunması gerekir. Bu malın mülkiyetinin devlete, herhangi bir kamu kurumuna ya da herhangi bir kişiye ait olması arasında fark bulunmamaktadır.

Zimmet suçunun önlenmesi için, mal sahipleri mal varlıklarını düzenli olarak kontrol etmeli ve gerekli güvenlik önlemlerini almalıdır. Ayrıca, mal sahipleri mal varlıklarının kullanım veya değiştirilmesi konusunda sıkı bir denetim uygulamalıdır.

Son olarak, lütfen unutmayın ki, bu yazı sadece genel bilgi sunmaktadır ve her durum farklı olabilir. Özel bir durum için hukuki konuların özel bir avukat tarafından değerlendirilmesi önerilir. Zimmet suçları, hukuki işlemlerin oldukça kapsamlı ve zorlu olan bir konusudur. Bu nedenle, zimmet suçları ile ilgili bir durumda kesinlikle bir avukattan destek almalısınız.

ZİMMET SUÇU
Zimmet
Madde 247- (1) Görevi nedeniyle zilyedliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu malı kendisinin veya başkasının zimmetine geçiren kamu görevlisi, beş yıldan oniki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Suçun, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(3) Zimmet suçunun, malın geçici bir süre kullanıldıktan sonra iade edilmek üzere işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilebilir.
1. Fıkrada para değil mal terimi kullanılmıştır. 2.fıkra suçun ağırlaştırılmış, 3.fıkrada ise hafifletici
hali düzenlenmiştir. 217.maddedeki sahte belge kullanma (?) suçu ile beraber meydana gelebilir. Korunan değer dürüst biçimde kamu görevinin yerine getirilmesidir. Sadakat ve devlete bağlılığın da korunduğunu düşünenler var. Aynı zamanda devletin malı teslim ederken duyduğu güvenin de korunduğu ileri sürülebilir.
Fail: kamu görevlisi. Özel kanunlar bakımından istisnai düzenlemeler bulunmaktadır. Suçun işlendiği sırada failin kamu görevlisi olması yeterlidir. Zimmet suçu, güveni kötüye kullanma suçunun kamu görevlisi tarafından işlenen halidir.
Mağdur: herkes bu suçun mağdurudur.
Maddi konu: mal kavramı 198.maddede tanımlanmıştır. Emtiayı temsil eden evrak ve seyahat çeki de mal kavramının kapsamındadır. Taşınmazlar da bu suçun kapsamındadır. Malvarlığının ille de devlete ait olması gerekir. Kişinin bir hizmette bulunması mal kavramına girmez. Suçun önköşulu: görevi nedeniyle devredilmiş bir mal veya gözetimle yükümlü olduğu mal söz konusu olmalıdır. Hukuken zilyet olmak, tasarrufa yetkili olmak yeterli görülmüştür. Malın koruma amacıyla muhafaza altında (ör. Sandık, zarf içinde) verilmesi halinde, örneğin posta memuru içinde para bulunan bir zarfı açacak olursa özel hayatın gizliliği de ihlal edilmiş, içindeki paranın da alınması halinde hırsızlık oluşmuş olacaktır
diyen bir görüş var. Başka bir görüş de (Alman yargıtayı) hem özel hayatın gizliliği hem zimmet suçu oluşacağını; İtalyan Yargıtayı ise şöyle bir ayrım yapmaktadır: kap veya muhafaza özellikle erişimi engellemek üzere hazırlanmış ise teslim burada kabul edilmez; eğer muhafaza yalnızca içindekinin görülmesini engellemek üzere yapılmış ise teslim gerçekleşmiş zarf bakımından hırsızlık suçunun oluşacağını düşünüyor çünkü aynı zamanda burada teslim görev nedeniyle değildir.
Eylem: teslim ile görev arasında nedensellik bağı bulunmalıdır. Teslim, kamu görevlisinin şahsına duyulan güven dolayısıyla yapılmış ise zimmet suçu oluşmaz. Güveni kötüye kullanma suçu oluşur. Görevlendirmenin içerisinde olan her konu bu suça elverişlidir. Görev alanına girmediği takdirde, güveni kötüye kullanma suçu içerisinde değerlendirmek gerekecektir. İhmali ve icrai davranışla işlenebilir.
Görev vesilesiyle gerçekleşen herhangi bir teslim olabilir. Zilyetliği kabule yetkili olmasa da sırf memur olduğu için teslimin gerçekleştiği hallerde nedensellik bağının gerçekleştiğini İtalyan Yargıtayı kabul eder. bu bakımdan nedensellik bağını geniş biçimde ele almak gerekir. Kamu görevlisine özgür ve iradeye dayalı zilyetlik devri yapılmalıdır. Aksi takdirde, dolandırıcılık (hileyle), irtikap (zor kullanarak) vb. başka suçlar ortaya çıkar.
Zimmete geçirme: malik sıfatıyla, malikmiş gibi tasarrufta bulunmadır.
Kötüye kullanma: usule aykırı kullanmadır, kendine mal etme değildir. bu bakımdan zimmet değil koşulları varsa yetkinin kötüye kullanılması olabilir. ör. harcama biçimi takdire bağlı olan paranın iyi idare edilmemesi.
3.fıkrada “kullanma zimmeti”nden söz edilmektedir: sırf kullanma olmalıdır. Örneğin arabayla gezilmesinde kullanma zimmeti söz konusudur, fakat arabaya benzinin devlet bütçesinden karşılanması kullanma değil 1.fıkradaki zimmet suçuna ve zimmet suçu bu bakımdan oluşabilir olacaktır.
Suçun oluşması için yalnızca malikin yapabileceği nitelikteki tasarrufların gerçekleştirilmesi gerekir. Bu
kullanma sonucunda zarar ortaya çıkması aranmaz.
Zimmete geçirilen malın değerinin karşılığının bulunması/verilmesi suçu oradan kaldırmaz. Fakat, cezanın belirlenmesinde göz önüne alınabilir.
Manevi unsur: kasıt. Herhangi bir suretle zimmete geçirme yeterlidir. Kullanma zimmeti bakımından amaç mevcuttur: kullandıktan sonra eski halde geri verme amacı söz konusudur.

Hukuka aykırılık
İhlal boyutuna ulaşmayan durumlarda, ‘hoş görülen zimmet’ kavramı uygulamada gündeme gelmektedir. Örneğin, memur yazacağı şahsi mektubu devletin tahsis ettiği kağıt üzerine yazıyor. 249.maddede bu durum düzenlenmiştir. göre burada, hukuka aykırılığın maddi ögesi yoktur. Biçimsel açıdan zimmet söz konusudur fakat ihlal boyutu yeterli olmadığı için suçun oluşmadığını düşünmektedir.
Daha az cezayı gerektiren hal
Madde 249- (1) Zimmet suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar indirilir.

Kovuşturma
Hafifletici sebeplerden biri de 248.maddede düzenlenen etkin pişmanlık halidir.
Etkin pişmanlık
Madde 248- (1) Soruşturma başlamadan önce, zimmete geçirilen malın aynen iade edilmesi veya uğranılan zararın tamamen tazmin edilmesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisi indirilir.
(2) Kovuşturma başlamadan önce, gönüllü olarak, zimmete geçirilen malın aynen iade edilmesi veya uğranılan zararın tamamen tazmin edilmesi halinde, verilecek cezanın yarısı indirilir. Etkin pişmanlığın hükümden önce gerçekleşmesi halinde, verilecek cezanın üçte biri indirilir.

YARGITAY BAŞKANLIĞI
5. Ceza Dairesi 2018/1251 E. , 2021/5881 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Zimmet
HÜKÜM: Beraat (sanıklar … ve … haklarında), mahkumiyet (sanıklar …, …, … ve … haklarında)
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
CMK’nin 260/1. maddesine göre zimmet suçundan açılan kamu davasında katılan sıfatını alabilecek
surette suçtan zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve sanıklar …
ve … haklarında verilen beraat hükümlerinin vekili tarafından temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı
Kanun’un 18. maddesindeki “…Hazine avukatının yazılı başvuruda bulunması halinde Maliye Bakanlığı,
başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazanır” düzenlemesinin verdiği yetkiye ve CMK’nin 237/2.
maddesine dayanılarak Hazinenin anılan sanıklar hakkında zimmet suçundan açılan kamu davasına
katılan olarak KABULÜNE, sanık … müdafin süresinden sonra vaki ve sonuç ceza miktarı itibarıyla da
koşulları bulunmayan duruşmalı inceleme talebinin 5320
sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı CMUK’un 318. maddesi uyarınca REDDİNE,
incelemenin katılan Hazine ve suçtan zarar gören … adına … İl Tarım ve Orman Müdürlüğü vekillerinin
zimmet suçundan kurulan beraat, sanık … ve müdafi ile sanıklar …, … ve … müdafilerin ise adı geçen
sanıklar haklarında verilen mahkumiyet, katılan S.S. … vekilinin ise tüm beraat ve mahkumiyet
hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı ve duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra
gereği düşünüldü:
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun Ek 2/son maddesi gereğince suçtan zarar gören Tarım ve Orman
Bakanlığının, kooperatifler ve üst kuruluşlarının yönetim ve denetim kurulu üyeleri ile memurları
hakkında görevlerine ilişkin olarak işledikleri suçlardan dolayı açılan kamu davalarına katılma hakkı
olduğu, bu sıfatının gereği olarak CMK’nin 233 ve 234. maddeleri uyarınca kovuşturma evresinde sahip
olduğu davaya katılma ve diğer haklarını kullanabilmesi için duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği
halde, usulen dava ve duruşmalar bildirilmeden, davaya katılma ve Ceza Muhakemesi Kanunu’nun
mağdur … katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam
edilerek yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kanuna aykırı, katılanlar Hazine ve S.S. … vekilleri, suçtan zarar gören … adına … İl Tarım ve Orman
Müdürlüğü vekili, sanık … ve müdafi ile sanıklar …, … ve … müdafilerin temyiz itirazları bu itibarla
yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi
de gözetilerek CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 25/11/2021 tarihinde oy birliğiyle karar
verildi.