avukat istanbul

avukat istanbul

avukat istanbul

avukat istanbul; İstanbul mecidiyeköy meydan bulunan Hukuk Büromuz İstanbul Barosuna kayıtlı olup çeşitli alanlarda müvekkillerine avukatlık hizmeti ve hukuki danışmanlık sağlamaktadır.Büromuz ; sadece dava açma yoluyla değil, bunun dışında uyuşmazlıkları sulh ve uzlaşma gibi alternatif yöntemleri de deneyerek çözüme ulaştırmakta, çeşitli koruyucu avukatlık tavsiyeleriyle müvekkillerini bilgilendirerek uyuşmazlığı daha ortaya çıkmadan önlemektedir.
Hukuk büromuz avukatlık mesleğinin gerektirdiği dürüstlük ve güveni ilke edinmiştir. Çalışanlarımız, müvekkillerine ait her türlü bilgi ve belgeyi sır saklama yükümlülüğü kapsamında muhafaza etmektedir. Her türlü uyuşmazlık ve davalarda müvekkillere olası riskler ve ihtimaller aktarılmakta ve ayrıca müvekkillerin onayı alınmaktadır. Ofisimizde uyap avukat portal kullanılmakta olup müvekkillerimizin dava dosyaları uyap avukat portal üzerinden açılmakta ve dava dosyaları  günlük takip edilmekte gelişmeler anında müvekkile rapor edilmektedir.
1991 yılından bu güne hukukun tüm alanlarında binlerce davada vekillik hizmeti veren Av. Kenan UYSAL ticaret hukukunun yanında, aile hukukuna, boşanma, miras vs. ,idari hukuka ,vergi davaları ve idarenin eylemine karşı davalar, iflas , konkordato ve marka hakkına tecavüz, markanın hükümsüzlüğü, telif hakları ile ilgili pek çok davada vekillik hizmeti vermektedir. Ceza hukukuna ilişkin sanık vekilliği, müşteki vekilliği hizmeti vermektedir.  Nitelikli avukatlık ve danışmanlık hizmeti için avukat Kenan Uysal ‘ı arayın |istanbul boşanma, ceza, ticaret avukatı. Çalışma alanlarımız ile ilgili makalelerinize aşağıda kategorize edilmiş halde blok yazılarımızda bulabilirsiniz
Günlük yaşamda her gün mal ve hizmet alarak hayatı devam ettiriyorsunuz. Bunları yaparken de bazı sözleşmeler imzalıyor bir şeyleri kabul ettiğinizi beyan ediyorsunuz. Bir ticari işletmeniz varsa ,ticari faaliyette bulunuyorsanız bu yüzlerce evrak imzalamak para -mal hizmet transferi yapmanız demektir. Rutin işlerde fark etmeseniz de rutin dışına çıkıldığında tarafların menfaatleri çatıştığında büyük sorunlar çıkması ticari geleceğinizi ve hayatınızı etkileyecek mali, cezai ve idari yaptırımlar içeren büyük sorunlarla karşılaşmanız mümkün. Bu risk edilebilecek bir durum değil, işletmenizi,hayatınızı böyle ağır risklerle karşı karşıya bırakamazsınız. Hukuki yaptırımlarla karşılaşmak istemiyor ve gelecekte olabilecek sorunlara karşı hukuki tedbirleri almak istiyorsanız konulu yada sürekli danışmanlığa ihtiyaç duyuyorsanız randevu almak için hemen arayın. Avukat Kenan uysal Hukuk  Ofisinin nitelikli hizmetinden yararlanmak için arayın İstanbul-boşanma-ceza -ticaret-avukatı-İstanbul  –  0(212)  224 5700    &    0505 3291011

Avukat Arama

avukat arama

avukat arama

İstanbul mecidiyeköy meydan bulunan Hukuk Büromuz İstanbul Barosuna kayıtlı olup çeşitli alanlarda müvekkillerine avukatlık hizmeti ve hukuki danışmanlık sağlamaktadır.Büromuz ; sadece dava açma yoluyla değil, bunun dışında uyuşmazlıkları sulh ve uzlaşma gibi alternatif yöntemleri de deneyerek çözüme ulaştırmakta, çeşitli koruyucu avukatlık tavsiyeleriyle müvekkillerini bilgilendirerek uyuşmazlığı daha ortaya çıkmadan önlemektedir.
Hukuk büromuz avukatlık mesleğinin gerektirdiği dürüstlük ve güveni ilke edinmiştir. Çalışanlarımız, müvekkillerine ait her türlü bilgi ve belgeyi sır saklama yükümlülüğü kapsamında muhafaza etmektedir. Her türlü uyuşmazlık ve davalarda müvekkillere olası riskler ve ihtimaller aktarılmakta ve ayrıca müvekkillerin onayı alınmaktadır. Ofisimizde uyap avukat portal kullanılmakta olup müvekkillerimizin dava dosyaları uyap avukat portal üzerinden açılmakta ve dava dosyaları  günlük takip edilmekte gelişmeler anında müvekkile rapor edilmektedir.
1991 yılından bu güne hukukun tüm alanlarında binlerce davada vekillik hizmeti veren Av. Kenan UYSAL ticaret hukukunun yanında, aile hukukuna, boşanma, miras vs. ,idari hukuka ,vergi davaları ve idarenin eylemine karşı davalar, iflas , konkordato ve marka hakkına tecavüz, markanın hükümsüzlüğü, telif hakları ile ilgili pek çok davada vekillik hizmeti vermektedir. Ceza hukukuna ilişkin sanık vekilliği, müşteki vekilliği hizmeti vermektedir.  Nitelikli avukatlık ve danışmanlık hizmeti için avukat Kenan Uysal ‘ı arayın |istanbul boşanma, ceza, ticaret avukatı. Çalışma alanlarımız ile ilgili makalelerinize aşağıda kategorize edilmiş halde blok yazılarımızda bulabilirsiniz
Günlük yaşamda her gün mal ve hizmet alarak hayatı devam ettiriyorsunuz. Bunları yaparken de bazı sözleşmeler imzalıyor bir şeyleri kabul ettiğinizi beyan ediyorsunuz. Bir ticari işletmeniz varsa ,ticari faaliyette bulunuyorsanız bu yüzlerce evrak imzalamak para -mal hizmet transferi yapmanız demektir. Rutin işlerde fark etmeseniz de rutin dışına çıkıldığında tarafların menfaatleri çatıştığında büyük sorunlar çıkması ticari geleceğinizi ve hayatınızı etkileyecek mali, cezai ve idari yaptırımlar içeren büyük sorunlarla karşılaşmanız mümkün. Bu risk edilebilecek bir durum değil, işletmenizi,hayatınızı böyle ağır risklerle karşı karşıya bırakamazsınız. Hukuki yaptırımlarla karşılaşmak istemiyor ve gelecekte olabilecek sorunlara karşı hukuki tedbirleri almak istiyorsanız konulu yada sürekli danışmanlığa ihtiyaç duyuyorsanız randevu almak için hemen arayın. Avukat Kenan uysal Hukuk  Ofisinin nitelikli hizmetinden yararlanmak için arayın İstanbul-boşanma-ceza -ticaret-avukatı-İstanbul  –  0(212)  224 5700    &    0505 3291011

Ticaret Hukuku Avukatı

ticaret hukuku avukatı

Ticaret hukuku avukatı

Belirsizlik ve güven eksikliği ticari hayatın en önemli sorunlarından birisidir. Bu sorunu aşmak ise taraflar arasında akdedilen sözleşmelerle sağlanır
Ticaretle iştigal ediyor mal ve hizmet üretiyorsanız bu mal ve hizmeti iç ve dış piyasaya sunuyor,üretim ve satış ta birçok iş ortağıyla çalışıyorsunuz ve onlarla pek çok sözleşme yapıyorsunuz. Korkulan olay ise sözleşme ihlalleri . Siz ya iş ortağınızın sözleşme ihlaline maruz kaldığında yada ihlale mecbur kaldığınızda yapmakta olduğunuz ticari faaliyetin aksadığı yetmiyormuş gibi birde hukuki ve mali yaptırımlar çıkaracak ticari davalarla karşı karşıya kalacaksınız. Böyle bir durumla karşı karşıyaysanız veya olası bir durum ise mali ve hukuki haklarınızı aramak zorundasınız. Avukat Kenan Uysal hukuk Ofisinin (İstanbul) hak aramanızı kolaylaştıracak nitelikli hizmetinden yararlanmak için iletişime geçin ve randevu alınız

Boşanma Avukatı

Boşanma avukatı

Kötü giden bir evlilik mi yaşıyorsunuz? Eşiniz ile birlikte yaşamak sizin için çekilmez hale mi geldi? Aile içi şiddet mi görüyorsunuz? Baskı altında mısınız? Eşiniz tarafından dışlanıyor musunuz? Sevgisiz bir ortamda hayatınızı tüketiyor musunuz? Birlikteyken mutlu olamıyor hiç bir şeyden tat alamıyor, geleceğe umutla bakamıyor musunuz? Birlikte sürdürdüğünüz hayat sizin için anlamsızlaştı mı? Bu soruların cevabı EVET ise hayatınızın en zor günlerini yaşıyorsunuz
Yaşadıklarınızı geçmişte bırakmak, hayata yeniden umutla bakmak, gelecek planları yapmak mı istiyorsunuz? Bunların yanında geçmişteki yaşadıklarınızı tazmin etmek, yasal ve mali haklarınıza sahip olunanı korumak mı istiyorsunuz? O halde doğru yerdesiniz. Yasaların size bahşettiği tüm hukuki ve mali haklarınızı talep etmek hayata yeniden başlarken boşanmadan kaynaklanan bir travma da yaşamak istemiyorsanız Randevu almak için hemen arayın Avukat Kenan Uysal Hukuk Ofisinin(İstanbul) nitelikli hizmeti ile tüm bu sorunların üstesinden gelmeniz kolaylaşacaktır.

Ceza Avukatı

Ceza avukatı

Bir suç isnadıyla karşı karşıya mısınız? Hakkınızda açılmış bir soruşturma mı var? Bu sizin için oldukça zor bir durum. Geceleri uykunuzu kaçıran , gündüz uyanık kabus görmenize neden olan bu sıkıntılı durum nedeniyle gelecek planları da yapamıyorsunuz. Sizden sonrakilerin ailenizin, çocuklarınızın geleceği ile de endişeleniyorsunuz. Endişelenmekte haklısınız. Yasalarla suç sayılan bir eylemin unsuru olmak tam da böyle bir şey.
Ya da yasalarda suç sayılan bir eylemin mağduru musunuz ? Size yada yakınlarınıza acı veren bir eylemle mi karşı karşıyasınız. Acınızı hafifletmek zararınızı tazmin etmek mi istiyorsunuz?
Bu sıkıntılı durumdan zarar görmeden kurtulmak yada en az zarar ile kurtulmak geleceğe umutla bakmak mı istiyorsunuz? O zaman doğru yerdesiniz. Avukat Kenan uysal hukuk ofisinin (İstanbul) nitelikli hizmeti beklentilerinizi karşılamanıza yardım edecektir. Öyleyse randevu almak için daha ne bekliyorsunuz bizi hemen arayın!

idare hukuku avukatı

İdare hukuku avukatı

idare hukuku avukatıİdare hukuku avukatı

İdare Hukuku Avukatı;  İdarenin hukuka aykırı, keyfi ve siyasi bir eylemine mi maruz kaldınız? Emsal olaylara farklı size farklı bir idari işlem mi uygulandı? Haksız vergi tarhı mı yapıldı? Yada hukuki şartlara uyulmadan kamulaştırmaya mı maruz kaldınız? İdarenin keyfi,hukuka aykırı işlemi nedeniyle hukuki ve mali haklarınız zarar mı gördü? hak kaybına mı uğradınız?

Kamu personeli siniz haksız ve hukuka aykırı disiplin cezası uygulamasına mı maruz kaldınız? bu sizin kariyerinizi etkileyecek terfi almanızı engelleyecek bir durum
İdare karşısında hukuki ve mali haklarınızı aramak istiyorsanız doğru yerdesiniz. Randevu almak için hemen arayın. Avukat Kenan Uysal Hukuk Ofisi (İstanbul) nitelikli hizmetiyle idare karşısında hak aramanızı kolaylaştıracaktır

çocukların cinsel istismarı

Çocukların Cinsel İstismarı

çocukların cinsel istismarı

çocukların cinsel istismarı;  Yeni kanun, küçüklere karşı yapılan cinsel saldırılarla ilgili olarak “çocuğun cinsel istismarı “ kavramını getirmiştir.Yeni Ceza Kanununda çocuklara yönelik cinsel davranışlar kazuistik bir yöntemle değil, cinsel istismar başlığı altında tek maddede düzenlenmiş bulunmaktadır.
Buna göre onbeş yaşını doldurmamış her küçüğe karşı rızası olsun olmasın cinsel saldırı suçtur.
Bu yaş grubu için de cinsel saldırı temel suç tipi olarak,vücuda organ veya cisim sokmak bu tipin ağırlaştırılmış hali olarak kabul edilmiştir.
Faili erkek kabul ettiğimizde: Bir çeşit cinsiyet ayrımcılığı yapmış, kız çocuklarının daha erkek olgunlaştığı bilimsel gerçeğine ve erkek çocuktan aynı yaşta olmalarına karşılık erkek olduğu için daha olgun ve akıllı, olmasını beklemiş ve eşitlik yasalarına karşı gelmiş olmaz mıyız?
1- Basit Cinsel İstismar
Kanunun 103. maddesinin 1. fıkrasında cinsel istismar suçunun temel şekli düzenlenmiştir. Bu suç tipini basit cinsel istismar olarak da adlandırmak mümkündür.
Maddede cinsel istismar tanımlanmıştır. Buna göre cinsel istismar,
a- Onbeş yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış ile,
b- diğer çocuklara karşı sadece cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı olarak gerçekleştirilen cinsel davranışları, ifade etmektedir (m. 103/1).
Şu halde;
 Onbeş yaşını tamamlamamış çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış,
 Onbeş yaşını tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış,
 Onbeş yaşını tamamlamış algılama yeteneği gelişmiş ve fakat on sekiz yaşını tamamlamamış çocuklara karşı cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı olarak gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış,
cinsel istismarı oluşturmaktadır.
Onbeş yaşını tamamlamış ve algılama yeteneği gelişmiş çocuklara karşı rıza üzerine gerçekleştirilen cinsel davranışlar madde kapsamında cezalandırılan suçu oluşturmamaktadır.(TCK 104.madde kapsamında değerlendirilmelidir.)
Maddi unsur:
Suçun maddi unsurunu cinsel istismara yönelik cinsel davranışların gerçekleştirilmesi oluşturmaktadır.
Cinsel davranışlar, yukarıda belirtildiği gibi, cinsel amaçla veya cinsel arzuları tatmin amacıyla gerçekleştirilen her türlü davranışı ifade etmektedir.
Buna göre, cinsel istismar mağduru olabileceği belirtilen çocuklara karşı gerçekleştirilen sarkıntılık ve tasaddi mahiyetindeki fiiller suçun maddi unsurunu oluşturacaktır.
Manevi unsur:
Suçun manevi unsuru kasttır. Failin, mağdura (çocuğa) karşı cinsel amaçlı veya cinsel arzuları tatmine yönelik cinsel davranışları gerçekleştirmesi suçun oluşumu için yeterlidir.
Hukuka aykırılık unsuru:
Onbeş yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuklara karşı gerçekleştirilen cinsel davranışlar açısından, rızanın varlığı ceza sorumluluğunu ortadan kaldırmamaktadır.
Başka bir deyişle, kendisine karşı gerçekleştirilen cinsel davranışlar açısından bu çocuğun rıza açıklamasında bulunması, fiili suç olmaktan çıkarmayacak ve kişinin ceza sorumluluğunu ortadan kaldırmayacaktır.
2- Nitelikli Cinsel İstismar
Yeni Ceza Kanununun 103. maddesinin 2. fıkrasına göre; “Cinsel istismarın vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi” nitelikli istismarı oluşturmaktadır. Bu durumda faile, maddede öngörüldüğü şekliyle 1. fıkradakine nazaran daha fazla cezaya hükmedilecektir.
Nitelikli cinsel istismar biçimde gerçekleşen cinsel davranışlar da, cinsel bir amaçla veya cinsel arzuları tatmin amacına yönelik olabilir.
3- Suçun Özel Görünüş Biçimleri
Çocukların cinsel istismarında teşebbüs ve iştirak bakımından genel hükümler geçerlidir.
Cinsel istismar suçunda zincirleme suç (m. 43/3) hükümleri uygulanmayacaktır.
4- Suçun Nitelikli Halleri
Çocukların cinsel istismarı suçunun, çocukla aralarında belli akrabalık ilişkisi bulunan kişiler tarafından,çocuğun vasisi,eğiticisi, öğreticisi, bakıcısı, çocuğa sağlık hizmeti veren, çocuğa karşı koruma ve gözetim yükümlülüğü altında bulunan diğer bir kişi tarafından veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle gerçekleştirilmesi, kabul edilen ilk nitelikli hali oluşturmaktadır (m. 103/3).
Cinsel istismar için başvurulan cebir ve şiddetin kasten yaralama suçunun ağır neticelerine neden olması halinde gerçek içtima hükümlerine göre hareket edilerek, cinsel istismar ve kasten yaralama suçları bakımından ayrı ayrı kovuşturma yapılacaktır.
Cinsel istismarın, onbeş yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte maruz kaldığı fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan kişilere karşı cebir veya tehdit kullanmak suretiyle gerçekleştirilmesi, cezanın artırılmasını gerektiren diğer nitelikli hali oluşturmaktadır (m. 103/4).
Ancak, bunun için, uygulanan cebrin en fazla kasten yaralama suçunun temel şeklini oluşturacak boyutta olması gerekir. Bu bakımdan, beşinci fıkraya göre, cinsel istismar için başvurulan cebir ve şiddetin kasten yaralama suçunun ağır neticelerine neden olması hâlinde, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanacaktır.
1- Netice Sebebiyle Ağırlaşmış Cinsel İstismar
Cinsel istismar fiili mağdurun beden veya ruh sağlığının bozulmasına yol açması (m. 103/6) veya bitkisel hayata girmesine veya ölümüne neden olması (m. 103/7) bu suçun netice sebebiyle ağırlaşmış hallerini oluşturmaktadır.
Kovuşturma:
Cinsel istismar suçunun gerek basit şekli gerekse nitelikli şekli re’sen kovuşturulmaktadır.
A- Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu
Reşit olmayanla cinsel ilişki suçu 5237 sayılı Yeni Ceza Kanununun 104. maddesinde düzenlenmiştir.
TCK 104. maddeye göre; “Cebir, tehdit ve hile olmaksızın, onbeş yaşını bitirmiş olan çocukla cinsel ilişkide bulunan kişi, şikayet üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır”.
Maddenin 2. fıkrasında ise failin mağdurdan beş yaştan daha büyük olması ağırlaştırıcı sebep olarak düzenlenmiştir.
Suçun Mağduru; Onbeş yaşını tamamlamış algılama yeteneği gelişmiş ve fakat on sekiz yaşını tamamlamamış çocuklardır.
Bu nitelikteki bir çoçuğa karşı rıza ile gerçekleştirilen eylem 104 maddesi kapsamında iken;eğer eylem cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı olarak gerçekleştirilmiş ise TCK 103/2 maddesinde düzenlenen suç oluşacaktır.
Maddi Unsur;Sanık ile mağdurun cinsel ilişkiye girmiş olması gerekmektedir.
Önemle belirtilmelidir ki;bu yaş grubu için cinsel ilişki anlamına gelmeyen cinsel davranışların rızaya dayalı olarak gerçekleştirilmesi halinde bir cezalandırma öngörmemektedir.
Suçun özel görünüş biçimleri: Teşebbüs, iştirak ve içtima bakımından genel hükümler geçerlidir. Suçların içtimaı bakımından da herhangi bir istisnai durum (özellikte teselsülde )söz konusu değildir.

Cinsel Saldırı

cinsel saldırı

Cinsel Saldırı

Cinsel davranışların, vücuda organ veya sair bir cisim sokulmak sızın gerçekleştirilmesi halinde“basit Cinsel Saldırı” (m. 102(1), buna karşılık vücuda organ veya sair cisim sokarak işlenmesi durumunda “nitelikli cinsel saldırı” (m. 102(2) suçu söz konusu olacaktır. Ayrıca bu suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli halleri (m.102(3) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış halleri de (m.102(5) ve (6) yasada düzenlenmiştir.
A- Basit Cinsel Saldırı suçu (m.102 (1))
Cinsel saldırı suçunun temel şeklini düzenleyen 5237 s.TCK’nun 102(1) m.deki tanımlamaya göre, cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlal edilmesi cinsel saldırıdır.Dolayısıyla, vücut dokunulmazlığını ihlal etmeyen cinsel davranışlarla cinsel saldırı suçu işlenemez. Davranışların cinsel arzuları tatmin amacına yönelik olmasıda şarttır.

1) Suçun Faili ve Mağduru

a)Suçun faili: Bu suçun faili erkek , kadın veya eşcinsel olmak üzere herkes olabilir. Suçun faili mağdur ile farklı cinsten olabileceği gibi, aynı cinsten bir kişi de olabilir.Yani bu suç herkes tarafından herkese karşı işlenebilir.

b)Suçun mağduru:Yasada herhangi bir kayıt olmadığından suçun mağduru erkek veya kadın olabilir.Suçun mağduru, fail ile farklı cinsten olabileceği gibi, aynı cinsten bir kişi de olabilir.Ancak mağdurun çocuk olmayıp reşit veya reşit kılınmış kişi olmasıda şarttır.Aksi halde eylem cinsel saldırı değil çocukların çinsel istismarı suçunu (m.103) oluşturacaktır.

2) Suçun maddi Unsuru
Cinsel saldırı suçunun temel şekli, mağdurun vücudu üzerinde gerçekleştirilen, cinsel arzuları tatmin amacına yönelik ve fakat cinsel ilişki boyutuna varmayan cinsel davranışlarla işlenebilir. Bu davranışların objektif anlamda şehvet içermesi yeterlidir.Cinsel arzular filen tatmin edilemese dahi maddi unsur gerçekleşmiş olur.
Bu noktada belirleyici olan husus mağdurun rızasının olmamasıdır. Çünkü rıza
5237.TCK’nın 26(2) m.de hukuka uygunluk sebebi olarak öngörülmüştür.Hukuka uygunluk sebebinin varlığı eylemi suç olmaktan çıkaracaktır.Cinsel davranışlar sırasında cebir veya tehdit kullanılabileceği gibi hileyede başvurulailir. Yasa gerekçesine göre, bilincinin yitirilmesine neden olmak veya örneğin uyku hâli dolayısıyla bilincinin kapalı olmasından yararlanmak suretiyle de bu suçların işlenebilmesi mümükündür.

Cebir maddi, tehdit ise maddi zorlamadır.Hile ise, mağdurun direncini ortadan kaldırmaya yönelik her türlü aldatıcı davranışlar olarak anlaşılmak gerekir.
Ayrıca bu cinsel davranışlar sırasında mağdur ile bir şekilde bedeni temas gerçekleşmiş olmalıdır.Kanaatimizce bedeni temasın süreklilik arzetmesi gerekmez. Cinsel arzuları tatmin amacıyla yapılan tek bir temasın varlığı dahi suçun oluşması için yeterlidir. Çünkü yasa metninde vücut dokunulmazlığının ihlali yeterli sayılmıştır.

3) Suçun manevi Unsuru
Bu suçun manevi unsuru kasttır, olayın özelliklerine göre olası kast ilede işlenmesi mümkündür. Cinsel arzuları tatmin saikiyle kişilerin vücut dokunulmazlığını ihlal edecek davranışların gerçekleştirilmesi yeterlidir.
4) Hukuka aykırılık unsuru
İlgilinin rızası bir hukuka uygunluk sebebidir. Bu sebeple ancak mağdurun hilafına gerçekleştirilen cinsel saldırı fiilleri suç teşkil edebilecektir. Ancak rızanın fiilden önce ya da en geç fiilin işlendiği sırada açıklanmış olması gerekir.Rıza açık veya örtülü olarak açıklanabilir.
Kural, reşit kişilerin rıza açıklamaya ehli oldukları şeklindedir. Bununla birlikte 5237 s.TCK’nın 103(1) maddesindeki düzenleme karşısında 15 yaşını bitiren fiilin anlam ve sonuçlarını kavrama yeteneği gelişmiş çocuklarında rızası hukuki sonuç doğuracaktır 5237 s.TCK’nın 6(1)-b bendinde onsekiz yaşını doldurmamış kişiler çocuk olarak tanılmanmıştır.,bu istisnanın sadece sanık eşe ilişkin olduğu,üçüncü kişiler tarafından işlenen cinsel saldırı suçlarında mağdurun evli veya bekar olmasına bakılmaksızın nüfustaki kaydına göre eylemin vasıflandırılması gerektiğide belirtilmektedir.

5) Soruşturma -kovuşturma-yaptırım
Suçun temel şekline ilişkin soruşturma ve kovuşturmanınn yapılması mağdurun şikâyetine bağlıdır. Cinsel saldırı mağduru veya suçtan zarar gören altı ay içinde şikayette bulunmadığı takdirde soruşturma veya kovuşturma yapılamaz. Zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla bu süre, şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar.
Cinsel saldırı suçunun temel şekline öngörülen ceza 2 yıldan 7 yıla kadar hapistir.

B-

Nitelikli Cinsel Saldırı suçları

(m.102 (2)

1) Suçun faili ve mağduru
Suçun temel şekline ilişkin açıklamalar burada da geçerli olup, erkek veya kadın herkes bu suçun hem faili hemde mağduru olabilir.Eylem hem karşı hem de aynı cinse yönelik işlenebilir.
Eşlerden biri tarafından diğerine karşı dahi işlenmesi mümkündür.
2) Suçun maddi unsuru
Suçun nitelikli hali için yukarıda belirtilen cebir veya tehdit ya da hile den başka
mağdurun vücuduna vajinal, anal veya oral yoldan organ veya cisim sokulması şarttır.Sokmaya yönelik doğrudan elverişli icrai haraketlerin tamamlanamaması durumunda failin teşebbüs hükümlerine görede cezalandırılması mümkündür.
Vücuda penis, parmak veya yapay herhangibir cisim (jop, vibratör gibi) sokulması arasında bir fark yoktur.Burada belirleyici olan, sokulan vücut bölgesinin cinsel arzuların girerilmesine uygun ve elverişli olmasıdır.
Yasada, bu davranışların eşlerden biri tarfından diğerine kaşrı gerçekleştirilmesi dahi cezalandırılmaktadır.Yasa koyucunun bu tercihi tartışmaya sebebiyet vermektedir. Çünkü evlilik birliği, eşleri hem sadakat hem de karşılıklı olarak cinsel arzuların tatmin ile yükümlü kılmaktadır. Dolayısıyla bir kişinin eşinden cinsel ilişki talep etmesi 5237 s.TCK’nın 26(1) maddesi kapsamında hakkın icrası olarakta düşünülebilir.
Bu durum teoride “evlenmenin eşlere bazı haklar verdiğini kabul etmesine rağmen, kocanın karısının vücuduna rızası olmaksızın organ sokması fiilini, yani kocanın hakkını kötüye kullanma fiilini, böyle bir hakkı olmayan fail kişilere eş tutmuş ve kocayı 7 yıldan 12 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırmıştır” şeklinde eleştirilmektedir.
Gerçektende yasa gerekçesinde “Evlilik birliği, eşlere sadakat yükümlülüğünün yanı sıra, karşılıklı olarak birbirlerinin cinsel arzularını tatmin yükümlülüğü de yüklemektedir. Buna karşılık, evlilik birliğii içinde bile, cinsel arzuların tatminine yönelik talepler açısından tıbbi ve hukukî sınırların olduğu muhakkaktır” denilmekte ancak bu sınırların neler olduğu gösterilmemektedir.
Eşler arasında normal yoldan cinsel ilişki talepleri evlilik birliğinden kaynaklanan bir haktır. Bununla birlikte organ dışında cisimler sokularak gerçekleştirilen cinsel davranışlar veya rıza hilafına anal ilişki bu kapsamda değerlendirilebilir. Ancak yasa koyucu cinsel organ veya cisim yönünden bir ayırım gözetmediğinden evli kimsenin eşiyle rıza dışı ilişkiside cezalandırılmaktadır.
Sadece bu suçun takibi zarar gören eşin şikayetine bağlı tutulmuştur.
3) Suçun manevi unsuru
Nitelikli cinsel saldırı, kasten ya da olası kast16 ile işlenebilen bir suçtur. Ancak suçun temel şeklinden farklı olarak, cinsel davranışların mutlaka cinsel arzularıtatmin amacına yönelik olması şart değildir. Yasa gerekçesinde her ne amaçla olursa olsun, bir kimsenin vücuduna organ veya başka bir şey sokma fiili “cinsel saldırı” suçu sayılmıştır Failin intikam veya kıskançlık ve benzeri saik ile hareket etmesi halindede manevi unsur gerçekleşir..
4) Hukuka aykırılık unsuru
Nitelikli cinsel saldırı fiileri bakımındanda belirleyici olan husus, bu davranışların mağdurun bilgi ve iradesi dışında gerçekleşmesidir. Rıza ile ilgili olarak suçun temel şekline ilişkin açıklamalar buradada geçerlidir.Rıza açıklamaya ehil ilgilinin beyanı eylemin hukuka aykırılığını ortadan kaldıracaktır.
5) Soruşturma -kovuşturma-yaptırım
Kural olarak nitelikli cinsel saldırı fiileri resen soruşturma ve kovuşturmaya tabidir. Ancak, eşler arası gerçekleşen nitelikli cinsel saldırıda soruşturma ve kovuşturmanın yapılması, mağdur eşin şikâyetine bağlı tutulmuştur.
Yasada öngörülen ceza 7 yıldan 12 yıla kadar hapistir.
III-Daha ağır cezayı gerektiren nitelikli haller (m.102 (3)
5237 s.TCK’n?n 102(3) maddesinde daha ağır cezayı gerektiren nitelikli haller düzenlenmiştir.
A) Suçun beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı işlenmesi (m.102 (3)-a)
Bu durumda mağdurun içinde bulunduğu olumsuz durumun fail tarafından meydana getirilip getirilmediğinin bir önemi yoktur. Hastanede tedavi altında bulunan veya evinde bedeni veya ruhi bir hastalıktan dolayı aciz durumda bulunan mağdurla cinsel ilişkide bulunmak, yada ilaç verip uyutarak cinsel saldırıda bulunma gibi davranışlar niteliklili suç tipine örnek teşkil edebilir.Aynı şekilde bu halin sürekli veya geçici olmasıda suçun niteliğini değiştirmez .Bu hâlin tespiti tıbbî kanaat raporu ile yapılmalıdır.
B) Kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle işlenmesi (m.102 (3)-b)
Gerek kamu görevinin gerekse hizmet ilişkisinin mağdur üzerinde üstünlük ve otorite sağlayan bir özelliği olması şarttır.
Fail ile mağdurun aynı kamu kurumunda görevli olması ya da aynı işyerinde birlikte çalışan kişiler olması durumunda nitelikli halin varlığından bahsedilemez.Çünkü idari veya disiplin-sicil üstünlüğü gibi sebeplerle hakimiyet kurulması söz konusu değildir. Amir düzeyindeki kamu görevlisi, yada işveren konumundaki kişinin cinsel saldırı fiilini işlemesi durumunda nüfuzun kötüye kullanılması söz konusudur.
C) Üçüncü derece dahil kan veya kayın hısımlığı ilişkisi içinde bulunan bir kişiye karşı işlenmesi (m.102 (3)-c)
1) Kan hısımlığı
Kan hısımlığı Türk Medeni Kanununun 17. maddesine göre belirlenmelidir. Buna göre hem alt-üst soy hemde yansoy hısımlıklarında aradaki herbir doğum bir derece olmak üzere hesaplama yapılır.
2) Kayın hısımlığı
Kayın hısımlığında Türk Medeni Kanununun 18. maddesine göre belirlenmelidir. Buna göre eşlerden herbiri diğerinin kan hısımlarıyla aynı derecede kayın hısmıdır.
D) Silâhla veya birden fazla Kisi tarafından birlikte işlenmesi (m.102 (3)-d)
1) Suçun silahla işlenmesi
Silahın sahip olduğu korkutucu özellik, kullanılan cebir veya tehdidin mağdur üzerindeki etkisini arttırdığından failin cinsel saldırısınıda kolaylaştıracaktır. Kullanılan şeyin silah tanımına girip girmediği 5237 s.TCK’nun 6(1)-f maddesi kapsamında hakim tarafından belirlenecektir.
2) Birden fazla kişi ile işlenmesi
Suçun birden fazla kişi tarafından birlkte işlenmesi mağdurun hem fiziki hemde pskolojik olarak direncinin kırılmasını sonuçlayan, eylemi kolaylaştıran bir durum olduğundan yasa koyucu tarafından aaırlaştırıcı sebep kabûl edilmiştir. Dolayısıyla filin en az iki kişi tarafından doğrudan ve birlikte işlenmesi gerekir.Yani 5237 s.TCK’nın 37(1) maddesi kapsamında faillik sıfatını haiz olmaları gerekir. Azmettiren ve yardım edenler bu sayıya dahil değildir.
IV-Neticesi sebebiyle ağırlaşan Cinsel saldırı suçları (m.102 (5), (6) A) Mağdurun beden veya ruh sağlığınn bozulması (m.102 (5)
Gerçekleşen cinsel saldırı sonucunda mağdurda gerek bedeni ve gerekse ruhsal rahatsızlıklar olabilir.Failin taşıdığı bir hastalığı mağdura bulaştırması, çocuk yapma yeteneğinin kaybolması, yada ağır psikolojik travmaya sebep olması mümkündür.
Bu halde failin meydana gelen neticeyi istememesi, ancak yinede netice ile cinsel saldırı arasında illiyet bulunması21 gerekir.Yasa koyucu faili olası kast biçiminde gerçekleşen fiilinden dolayı sorumlu tutmakta ve cezayı arttırmaktadır.Öngörülen ceza miktarı 10 yıldan az olmamak üzere hapistir. Failin bu neticeyi (beden ve ruh sağlığının bozulması) istemesi durumunda cinsel saldırı yanında nitelikli yaralama suçundanda sorumluluğu gerekir. Beden ve ruh sağlığının bozulup bozulmadığının tespiti ancak tıbbi kanaat raporlarıyla mümkündür. Çelişki ve tereddütlerin varlığı halinde Adli Tıp kurumundan nihai tıbbi kanaat raporu aldırılarak sonuca gidilmelidir. Eski yasadan farklı olarak kızlıkk zarının bozulması tek başına beden sağlığının bozulması anlamına gelmez. Ancak kızlık zarı bozulan mağdurenin ahlaki kirlenmişlik duygusuna kapılarak sağlığının bozulması söz konusu olabilir. Bu halde beden veya ruh sağlığının bozulup bozulmadığı Adli Tıp Kurumundan aldırılacak raporlarla tespit ettirilmelidir.
B) Mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölümü (m.102 (6)
Bu haldede failin olası kast biçimindeki fiiliyle meydana gelen ağır neticeden sorumlu tutulması söz konusudur. Yani fiille (istenmesede) gerçekleşen netice (ölüm veya bitkisel hayata girme) arasındaki illiyet sebebiyle failin cezası arttırılmaktadır. Öngörülen ceza ağırlaştırılmış müebbet hapistir.
5237 s.TCK’nın 23(1) maddesine göre;”Bir fiilin, kastedilenden daha ağır veya başka bir neticenin oluşumuna sebebiyet vermesi hâlinde, kişinin bundan dolayı sorumlu tutulabilmesi için bu netice bakımından en azından taksirle hareket etmesi gerekir”.Eğer netice istenmiş ve cinsel saldırı mağduru akabinde öldürülmüş ise ayrıca kasten öldürme suçundan da cezalandırılacaktır.
V- Cinsel Saldırı Suçlarının Özel Görünüş Biçimleri
A) Suça Teşebbüs ve Gönüllü vazgeçme
1-Teşebbüs (TCK.m.35)
a) Genel olarak
Cinsel saldırı suçlarının hem temel, hemde nitelikli halleri kural olarak teşebbüse elverişlidir. Fail, işlemeyi amaçladığı cinsel saldırı suçunu gerçekleştirmeye yönelik elverişli hareketlerini doğrudan doğruya icraya başlamasına rağmen elinde olmayan nedenlerden sonuca ulaştıramaması halinde teşebbüs hükümlerine göre cezalandırılacaktır.
Suça teşebbüs halinde fail meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı ölçüt kabul edilerek maddede belirtilen oranlarda hâkimin takdirine göre cezalandırılacaktır.Temel ceza 5237 s.TCK’nın 61.m. deki esaslara göre belirlendikten sonra bu kanunun 35(2) maddesine göre ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine onüç yıldan yirmi yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine dokuz yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Diğer hâllerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilebilecektir.
Cinsel saldırının temel şeklinde, cinsel arzuları tatmin amacıyla gerçeklerleştirilen cinsel davranışların failin elinde olmayan sebeplerle mağdurun vücuduna dokunamadan sonuçlanması halinde teşebbüs hükümleri uygulanacaktır.
b)Cinsel Saldırı Suçlarına teşebbüs
Cinsel saldırı suçlarının hem temel şekli hemde nitelikli halleri neticesi harekete bitişik suç tipleridir. Bu özelliği itibariyle teşebbüse elverişli olmadığı dahi ileri sürülebilir.
Ancak, cinsel davranışların henüz vücut dokunulmazlığın ihlâl derecesine varmadan failin elinde olmayan nedenlerle sonuca ulaşamaması mümkündür.Failin öpeceğini söyleyerek mağdura yönelmesi veya göğsünü sıkmak için elini uzatmasına rağmeni mağdurun kaçması ile bunu gerçekleştirememesi gibi durumlarda teşebbüsten söz edilebilir.
2-Gönüllü vazgeçme (TCK.m.36)
Cinsel saldırı suçunda fail, suçun icra hareketlerinden gönüllü vazgeçer veya kendi çabalarıyla suçun tamamlanmasını veya neticenin gerçekleşmesini önlerse, teşebbüsten dolayı cezalandırılmaz; fakat tamam olan kısım esasen bir suç oluşturduğu takdirde, sadece o suça ait ceza ile cezalandırılır
B) İştirak
1-Cinsel Saldırı suçlarında faillik
5237 s.TCK’nın 37(1) maddesindeki düzenlemeye göre fiilin birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi durumunda, bu kişilerin her biri müşterek fail olarak sorumlu tutulacaklardır.Birlikte suç işleme kararının varlığı ve fiil üzerinde ortak hâkimiyet kurulması halinde her bir suç ortağı fail olarak cezalandırılacaktır.
Ayrıca, 52377 s.TCK’nın 102(3)-d bendinde cinsel saldırı suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde temel cezanın yarı oranında attırılması öngörülmüştür.Bu halde cinsel saldırının daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hallerinden biri söz konusudur.

2-Cinsel Saldırı suçlarında iştirak
Kural olarak cinsel saldırı suçlarına azmettirme veya yardım eden sıfatıyla iştirak mümkündür.

a) Azmettirme (TCK.m.38)
Azmettirme, suç işleme iradesi bulunmayan bir kişiye suç işleme kararı verdirilerek suçun işletilmesidir.Bu durumda azmettirilen kimsede daha önce suç işleme düşüncesi yoktur. Azmettiren ise herhangi bir şekilde suçun icrai (yapıcı davranışlarına katılmamaktadır. Niteliği itibariyle cinsel saldırı suçları azmettirmeye elverişlidir ve azmettiren işlenen cinsel saldırı suçunun cezası ile cezalandırılacaktır.

b) Yardım etme (TCK.m.39)
Fiil üzerinde etkinlik sağlamadan suçun icra hareketlerine katılıp, suçun işlenmesinde önem taşıyan hareketleri yapan kişi yardım eden sıfatıyla sorumlu olur. Asıl faile destek olmak, suçun nasıl işleneceği konusunda yol göstermek, gerekli araçları temin etmek şeklindeki daranışların varlığı halinde yardım etme söz konusudur.

C) Zincirleme Suç (TCK.m.43)
Cinsel saldırının aynı suç işleme kararıyla ve aynı mağdura karşı birden fazla gerçekleştirilmesi halinde 5237 s.TCK’nın 43(1) maddesi kapsamında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerekir. Aynı suç işleme kararına dayalı cinsel saldırı fiilerinin teşebbüs aşamasında kalması halinde de zincirleme suç söz konusu olabilir.Bu durumda failin cezası, suçun niteliği,sonucun vehameti, tekrarlanan suç sayısı,sanığın kişilik özelliklerine göre dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılabilir. Cinsel saldırı suçları niteliği gereği tek bir fiille birden fazla kişiye karşı işlenmesi mümkün değildir.Bir başka ifadeyle fail aynı olayda cinsel davranışlarıyla birden fazla mağdurun vücut dokunulmazlığını ihlâl ederse mağdur sayısınca ayrı ayrı cezalandırılması gerekir.

D) İçtima (TCK.m.44)
Cinsel saldırı suçları cebir, tehdit veya hileye başvurarak işlenebildiğinden aslında bileşik suç tipidir.Dolayısıyla 5237 s.TCK’nın 106 veya 108. maddelerine göre ayrıca ceza verilemez.
Ancak kullanılan cebrin mağdurun direncini kırmaya yetecek sınırlarda kalmasıda zorunludur. Dolayısıyla 5237 s.TCK’nın 86(2) maddesi kapsamındaki yaralama eylemlerini cinsel saldırının maddi unsuru olarak değerlendirmek gerekir.
Eğer 5237 s.TCK’nın 86(1) veya 87(1) maddeleri kapsamında cebir kulanılırsa yada ayrıca yaralama suçlarındanda hüküm kurulması gerekir. Keza, özgürlükten yoksun kılma (5237 s.TCK.m.109) konut dokunulmazlığını ihlâl (5237 s.TCK.m.116) suçlarıda birlikte işlenmiş ise yine gerçek içtima kuralları uyarınca ayrıca ceza verilecektir.
Cinsel taciz niteliğindeki söz ve davranışların akabinde cinsel saldırının gerçekleştirilmesi durumunda 5237 s.TCK’nın 102.maddesi yanıda ayrıca 105.maddeside uygulanarak ceza verilmelidir. Cinsel saldırı suçu, işkence sırasında işlenmiş ise yine gerçek içtima kurallarına göre her bir fiile ayrı ayrı ceza verilmelidir. Çünkü 5237 s.TCK’nın 94(3) maddesinde, işkencenin cinsel yönden taciz şeklinde gerçekleşmesi hâlinde, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası hükmolunacağı öngörülmüştür.Yasa koyucu sadece cinsel tacizi belirtip işkencenin nitelikli halini düzenlerken bilinçli bir tercihte bulunmuş, daha ağır suç olan cinsel sadırının ayrıca cezalandırılmasını amaçlamıştır.

ceza avukatı nedir

ceza avukatı nedir

Bir suç isnadıyla karşı karşıyaysanız yada bir suçun mağduru iseniz ceza yargılamasını çok iyi bilen soruşturma sırasında size en temel haklarınızı kullanmanız için  çok iyi bir rehbere ihtiyacınız var demektir. Zira ceza soruşturması ve  yargılaması esnasında yapacağınız hatanın telafisi olmayacağı gibi özgürlüğünüzün kısıtlanması da telafi edilemez. Bu nedenle tecrübeli ceza avukatı sizi en az zararla olumsuz durumdan çıkmanıza yardım eder.

 

NETİCESİ SEBEBİYLE AĞIRLAŞMIŞ YARALAMA SUÇU

NETİCESİ SEBEBİYLE AĞIRLAŞMIŞ YARALAMA SUÇU

Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Suç:
Madde 23 – (1) Bir fiilin, kastedilen den daha ağır veya başka bir neticenin oluşumuna sebebiyet vermesi hâlinde, kişinin bundan dolayı sorumlu tutulabilmesi için bu netice bakımından en azından taksirle hareket etmesi gerekir.
Netice sebebiyle ağırlaşmış suç: “Suçun varlığı için gereli olanın ötesinde zararlı veya tehlikeli bir sonucun meydana gelmesi halinde cezası ağırlaştırılan suçlara sonucu nedeniyle ağırlaşan suçlar denir. ” şeklinde tanımlanmaktadır.
Bu sebeple kast edilen neticeden aşırı bir netice meydana gelmiş ise failin ikinci netice yönünden EN AZINDAN TAKSİR li olarak hareket etmesi zorunluluğu benimsenmiştir. Eğer fail bakımından gerçekleşen ikincil netice ( kastedilenden daha ağır ) bakımından TAKSİR derecesinde dahi bir manevi unsurdan söz edilemiyorsa failin ağırlaşan neticeden ötürü sorumluluğu bulunmayacaktır.
Failin öngördüğü neticeden daha ağır bir netice meydana geldiğinde neticenin fail tarafından öngörülebilip öngörülemeyeceğine bakılacaktır. Failin neticeyi öngörebileceği kabul edilir ise fail, gerçekleşen ağır neticeden dolayı sorumlu tutulacaktır.
Bu açıklamalardan hareketle; sadece gerçekleşen ağır neticeden hareket edilerek, hareket ile ağırlaşan netice arasında illiyet bağı kurup oluşan sonuçtan faili sorumlu tutmak yerine; ağırlaşan neticenin fail tarafından öngörülüp öngörülemeyeceği ve gerçekleşen netice bakımından en azından TAKSİR derecesinde manevi unsurun varlığının araştırılması zorunludur.
ÖRNEKLER:
1- Bir kimseye yumruk atan birinin; yumruk attığı kimsenin ölebileceğini öngörmesi/ öngörebilmesi gerektiğini söylemek, objektif esaslara, hayatın olağan akışına ve beşer takatine uygun düşmeyen bir iddia olacaktır. Bir kimseye yumruk ile etkili eylemde bulunan bir kimsenin; yumruk attığı kişinin çenesinin ya da dişlerinin kırılması halinde bu sonuçlara ilişkin muhtemel ( gayri muayyen ) bir kastının olduğunu söylemek mümkün iken, aynı kimsenin ölüm neticesi bakımından TAKSİR derecesinde dahi sorumluluğunu kabul etmek mümkün değildir.
2- Bir kimsenin boynuna, başına, kalbinin üzerine sert bir cisimle hızlı bir şekilde vuran, akciğer veya kalp gibi hayati organlarına şiddetli bir darbe vuran kimsenin fiili neticesinde mağdur ölmüş ise bu halde gerçekleşen ölüm neticesi bakımından failin TAKSİRLİ sorumluluğu var kabul edilir. Çünkü bu hayati bölgelere şiddetli darbenin mağdurun ölümüne neden olabileceği öngörülebilir.
NETİCESİ SEBEBİYLE AĞIRLAŞMIŞ YARALAMA HALLERİ
İLK FIKRA: ( 87/1 ) – ( m. 86 ya göre belirlenen ceza 1 kat artırılır. 86/1 deki halde 3 yıldan, 86/3 e giren hallerde 5 yıldan AZ OLAMAZ )
(a) bendinde, kasten yaralama suçunun mağdurun duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olması, bu suçun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâli olarak öngörülmüştür.
Bunun için duyu veya organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olunmalıdır. Vücutta çift olarak bulunan organlardan birinin işlevini tamamen yitirmesi hâlinde, diğer organ fonksiyon görmeye devam edebilir. Bu durumda dahi, organın işlevinin zayıflaması değil, ikinci fıkraya göre işlevin yitirilmesi söz konusudur. Çünkü, bent metninde duyu veya organlardan birinin işlevinden söz edilmiştir.
(b) bendinde, kasten yaralamanın mağdurun konuşmasında sürekli zorluğa neden olması, bu suçun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâli olarak öngörülmüştür.
Bu hükmün uygulanabilmesi için, konuşma yeteneğinin tamamen yitirilmesi değil, konuşma yeteneğinin kullanılmasında güçlükle karşılaşılması gerekir. Aksi takdirde ikinci fıkra hükmü uygulanır.
(c) bendine göre, kasten yaralama suçunun yüzde sabit ize neden olması, bu suçtan dolayı daha ağır bir ceza ile cezalandırılmayı gerektirmektedir.
Burada geçen yüz deyimi, çehre karşılığında kullanılmıştır ve kişinin boyun ve kulakları dahil, başın ön kısmını ifade eder. Yüzde sabit iz, yaralama sonucu yüzde meydana gelen daimî, sürekli izlerdir. Ancak bu izler yüzün sürekli değişikliği hâlinden farklıdır.
Sabit iz yüzü değiştirmemekte ve mağduru öteden beri tanıyanlarda, kişiliği bakımından herhangi bir duraksamaya neden olmamaktadır. İkinci fıkrada söz konusu edilen yüzde sürekli değişiklik hâlinde ise, bunun tam tersi söz konusudur; yüzüne kezzap atılmış bulunan kişinin durumu buna örnek teşkil eder.
(d) bendine göre, kasten yaralamanın kişinin hayatını tehlikeye sokan bir duruma neden olması, bu suçtan dolayı daha ağır bir ceza ile cezalandırılmayı gerektirmektedir. Kasten yaralamanın hayati tehlikeye sebebiyet verip vermediğinin tespiti, tıbbi bir değerlendirmeyi gerekli kılmaktadır.
(e) bendinde, kasten yaralamanın gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun vaktinden önce doğmasına neden olması hâli düzenlenmiştir.
İKİNCİ FIKRA ( 87/2 ) – m. 86 ya göre belirlenen ceza 2 kat artırılır. 86/1 deki halde 5 yıldan, 86/3 e giren hallerde 8 yıldan AZ OLAMAZ )
(a) bendinde kasten yaralama sonucunda mağdurun iyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesi hâlinde, suçun temel şekline nazaran verilecek cezanın artırılması öngörülmüştür.
(b) bendinde ise, duyu veya organlardan birinin işlevinin yitirilmesi hâlinde cezanın artırılması öngörülmüştür.
(c) bendinde, kasten yaralama sonucunda mağdurun konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolması hâli düzenlenmiştir.
(d) bendinde yüzünün sürekli değişikliğe uğraması hâli öngörülmüştür.
(e) bendinde, kasten yaralama suçunun gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun düşmesine neden olunması hâli düzenlenmiştir.
ÜÇÜNCÜ FIKRA ( 87/3 )
Kasten yaralamanın vücutta kemik kırılmasına neden olması hâline neden olunmuş ise, kırığın mağdurun hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre, fail hakkında m. 86 da belirtilen cezalar ½ sine KADAR ARTIRILIR.
Kemik çatlağı kemik kırılması değildir. DİŞ KEMİK SAYILMAZ. Diş kırığı B.T.M ile giderilebilir.
DÖRDÜNCÜ FIKRA ( 87/4 )
Kasten yaralama sonucunda ölüm meydana gelmişse, yukarıdaki maddenin birinci fıkrasına giren hâllerde ( 86/1 Basit Hal ) sekiz yıldan oniki yıla kadar, üçüncü fıkrasına giren hâllerde ( 86/3 Nitelikli Haller ) ise oniki yıldan onaltı yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

1 2 3 4