TEHDİT SUÇU

Tehdit suçu, bir kişinin başkasına yönelik olarak uygulayacağı zarar veya zorlukları bildirmesi veya yapmasını ifade eder. Bu suç, Türkiye’de Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 156. maddesiyle düzenlenmektedir.

Tehdit suçunun oluşması için, bir kişinin başkasına yönelik olarak zarar veya zorlukları bildirmesi veya yapması yeterlidir. Ancak, tehdit suçu için zarar veya zorluğun gerçekleşmesi gerekmez, sadece tehdit edilmesi yeterlidir.

Tehdit suçunun oluşması için, tehdit edilen kişinin tehdit edilmesi sonucu korku veya endişe duyması gerekir. Ayrıca, tehdit edilen kişinin tehdit edilmesi sonucu hareketlerinde sınırlamalar oluşması gerekir.

Tehdit suçu, Türkiye’de altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılırr. Ancak, tehditin ciddiyeti, tehdit edilen kişinin durumu, tehdit edilen kişinin zarar görmesi gibi faktörler nedeniyle ceza daha ağır olabilir.
Örneğin Tehdidin;

a) Silahla,

b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle,

c) Birden fazla kişi tarafından birlikte,

d) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak,

İşlenmesi halinde, fail hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Tehdit suçunun önlenmesi için, herhangi bir kişi tarafından tehdit edildiğinizde, hemen polise veya güvenlik güçlerine başvurmalısınız. Ayrıca, tehdit edilen kişinin sosyal çevresinde destek araması ve tehdit edilen kişinin güvenliğini sağlamak için gerekli önlemleri alması önemlidir.

Son olarak, unutmayın ki, bu yazı sadece genel bilgi sunmaktadır ve her durum farklı olabilir. Özel bir durum için hukuki konuların özel bir avukat tarafından değerlendirilmesi önerilir. Bu konuda bir avukatın desteği ile sizin yararınıza olabilecek en iyi sonucu elde etmeniz muhtemeldir.

TEHDİT SUÇU

Tehdit
Madde 106- (1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikayeti üzerine, altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.
(2) Tehdidin;
a) Silahla, 
göre silahın failin üzerinde bulunması yeterlidir. Oyuncak tabanca da Yargıtay tarafından silah kapsamında değerlendirilmektedir.
b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle,  mağdur üzerinde yarattığı korku ve savunma imkanını azaltması sebebiyle. Mektup kavramı geniş yorumlanmalı. İmzasız olmasının amacı kimliğin bilinmemesinin yaratacağı tedbir alamama halidir. Eğer yazı stili, üslup vs. kimin yazdığı anlaşılıyor ise bu hüküm uygulanmaz. Özel işaretlerden kasıt, somut olay özelliklerine göre korkutucu etki yapabilecek nitelikte olan işaretlerdir.
c) Birden fazla kişi tarafından birlikte,  hakimiyet + katkı gerekir.
d) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak,  örgüt en az 3 kişinin mensup olduğu bir yapıdır.
İşlenmesi halinde, fail hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(3) Tehdit amacıyla kasten öldürme, kasten yaralama veya malvarlığına zarar verme suçunun işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ceza verilir.  gerçek içtima
Tehdidin yöneldiği hukuki varlıklar bakımından ayrım yapılmış. Yaşama karşı, cinsel dokunulmazlığa karşı, mal varlığına karşı olması bakımından farklı şekilde yaptırım uygulanır ve yargılama gerçekleşir.
Tehdidin türemiş (nitelikli) halleri bakımından korkunun ve tehdidin etkisi ölçüt olarak alınmıştır. Suçun koruduğu değer (hukuki konu) ise kişilerin kendi geleceklerini özgürce belirleme haklarıdır. Ayrıca, kişilerin huzur, sükun ve güvenlik duyguları (iç hürriyet) ve özel hayatın dokunulmazlığını da korur.
Suçun unsurları
Fail: herkes bu suçu işleyebilir. Ancak kamu görevlisi kendisine tahsis edilmiş araçları kullanmak suretiyle bu suçu işlerse (TCK 266) cezası arttırılır.
m.6. silah korkuttuğu için ağırlaştırıcıdır. Silahın kullanılmış olup olmaması tartışma konusudur.
Mağdur: herkes mağdur olabilir, belirli bir kişi olmalıdır. Kamuya yönelik olursa TCK 213 uygulanır. Mağdurun tehdit konusunu oluşturan saldırının anlamını anlayabilecek durumda olması gerekir. Tehdidin mağdurun şahsına yönelmesi gerekmez. Yakınlarına da yönelmiş olabilir.
Suçun maddi konusu: huzuru, sükunu, güvenlik duygusu, iradeyi oluşturma özgürlüğü etkilenen kişidir.
Eylem: Bu bir davranış suçudur. Davranış bittiği anda suç son bulmuş olur. Soyut tehlike suçudur. Sonuç aranmamıştır.
Yaşama, vücut bütünlüğüne ya da cinsel yaşama yönelik olmalı. Eğer bu eylem malvarlığına yönelik ise ve mal varlığında büyük bir zarar doğacağı belirtilmişse veya sair kötülük söz konusu ise bunun mağdura bildirildiği anda bu suç işlenmiş olur. Fail mağdurdan bir şey yapmasını, yapmamasını veya yapmasına izin vermesi için tehdit eder.

Tehdit geleceğe yöneliktir. Geleceğe ilişkin olmayan veya failin iradesine bağlı olmayan kötülük tehdit
kapsamında değerlendirilemez.
Birden çok tehdidin aynı anda söylenmesi durumunda 1 eylem vardır.
Uyarı niteliğindeki sözler tehdit sayılmaz.
Tehdidin konusunu oluşturan kötülüğün bizzat tehdit eden tarafından gerçekleştirilmesi şart değildir.
Mağdura ciddi olduğunu yönünde izlenimin verilmesi gerekir. bir tehdidin şaka olduğu objektif olarak
(ortalama insan) anlaşılmalıdır. Ciddi bir tehdidin bulunup bulunmadığı objektif ve sübjektif şartlar beraber değerlendirilmek suretiyle somut olaya göre belirlenmelidir.
Tehdidin ağırlığı konusunda yapılacak değerlendirmede objektif bir değerlendirme (ortalama insan)
yapılmalıdır.
Mağduru psikolojik olarak ciddi derecede etkileyen tehdit kasten yaralama kapsamına da girebilir.
Yapılacak olan kötülük bir koşula da bağlanmış olabilir.
“yakın” kavramının neleri içerdiği belirlenmelidir. Yakın akrabalar ile sınırlı değildir. somut olay özelliklerine göre bu kişi ile mağdur arasındaki yakınlık, kişisel ve sosyal ilişkiler dikkate alınmalıdır.
Mağdur mutlaka failin bu iradesinden haberdar olmalıdır.  mağdurun bilgisine ulaşmalı
“sair kötülük” kişinin malvarlığı dışında kalan, şerefiyle vs. ilgili halleri kapsar.
Mal varlığı bakımından gerçekleştirileceği söylenen zararın büyük olup olmadığı da somut olay özelliklerine göre belirlenmeli
Tehdidin hangi hukuki değere yönelik olduğu belirlenmelidir. Yargıcın olay anına giderek ex ante değerlendirme yapması gerekir. Suç unsurlarını tespit etmelidir.
Failin eylemi, mağdurun irade özgürlüğü üzerinde etkili olmalı.
Manevi unsur: kasıtlı suçtur. Doğrudan veya olası kastla işlenir.
Hukuka aykırılık ögesi
Bu ögeler oluştuğu takdirde hukuka aykırılık karinesi doğar. Tehdit suçuna özgü olarak herhangi bir hukuka uygunluk nedeni mevcut değildir. Genel hükümlere göre kolluk güçlerinin görevin ifası sırasında söyledikleri sözler tehdit sayılmayacaktır. Haksız kışkırtma halinde cezada indirim yapılır çünkü kusurluluğu etkiler, kusuru azaltır ancak mazeret sebebi değildir.

Çocukların tehdide azmettirilmesi halinde üst soy ve alt soy ilişkisi aranmaksızın azmettirmeden verilecek ceza artacaktır.
Azmettiren, azmettirmenin sınırının aşılması halinde bu sonucu kestirebilecek durumdaysa sorumlu tutulur. Azmettirenin kastına göre değerlendirilir.
İçtima: birçok suçun unsuru olarak ortaya çıkar. Bileşik suç ortaya çıkar ve dolayısıyla tüketme ilkesi gündeme gelir. Bu suçlar bağımsızlıklarını kaybederler. Zincirleme suç halinde işlenebilir. Hareket ile beraber işlenmesi halinde her ikisi için ayrı ayrı uygulama yapılmalı.
Failin çeşitli biçimlerde sürekli olarak tehdit etmesi ancak her tehdidin başka bir hükme uygun olması halinde cezanın 43.maddeye göre ağır olanından verilmesi gerekir.

Kovuşturma
Bu suçun temel biçimi kendiliğinden cezalandırılır. Hafifletilmiş biçimi ise şikayete bağlıdır.

 

 

YARGITAY BAŞKANLIĞI
6. Ceza Dairesi 2021/1169 E. , 2021/20420 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ: Tehdit
HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Hükmolunan cezaların miktarı ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK’nın 286/2-a maddesi uyarınca, ilk
derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli
para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının
temyizi mümkün olmadığından, sanıklar … ve … müdafii, katılanlar …, …, … vekilinin temyiz
itirazlarının 5271 sayılı CMK’nın 298. maddesi uyarınca REDDİNE, 28/12/2021 tarihinde oy birliği ile
karar verildi.

YARGITAY BAŞKANLIĞI
4. Ceza Dairesi 2021/34200 E. , 2021/29964 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Tehdit, birden fazla kişi ile birlikte tehdit
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç
tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre
yapılan incelemede;
A-Sanığa yükletilen mağdur …’a yönelik birden fazla kişi ile birlikte tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü
haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak
yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların
temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı,
vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanık …’nun ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun
olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B-Sanık hakkında mağdur …’a yönelik tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyizinde ise,
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen
fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi
kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza
Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, hakaret ve tehdit suçlarında uzlaştırma işlemi
uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda yeniden değerlendirilip
belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
2-Kabule göre de;
a)Sanık hakkında mağdur …’a yönelik bir kez tehdit suçunu işlediğinin iddia olunduğu olayda zincirleme
suç hükümlerinin olayda nasıl oluştuğu Yargıtay denetimine imkan verecek şekilde karar yerinde
tartışılmadan, yetersiz gerekçeyle sanık hakkında TCK’nın 43. maddesi hükümlerinin uygulanması,
b)Sanığa ek savunma hakkı verilmeden, iddianamede gösterilmeyen TCK’nın 43. maddesinin
uygulanması suretiyle CMK’nın 226/2. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı, sanık …’nun temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak,
HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp
sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas mahkemesine gönderilmesine, 22/12/2021 tarihinde oy birliğiyle
karar verildi.