kişilik hakkı, kişisel varlıklar üzerinde söz konusu olan şahsa bağlı bir mutlak haktır. (Yaşam, sağlık,
özgürlükler, şeref ve haysiyet, özel yaşam, isim, resim, his yaşamı gibi kişisel varlıklar üzerindeki
haklar kişilik hakkını ifade eder.) Kişilik hakkı kişisel varlıklar üzerindeki bir hak olduğundan, bu
varlıklara yönelen saldırılar kişilik hakkının ihlali sonucunu doğururlar. Kişilik hakkını, “kişinin toplum
içindeki saygınlığını ve kişiliğini serbestçe geliştirmesini temin eden öğelerin tümü üzerindeki
hakları” olarak tanımlamak mümkündür. Kişinin onur ve saygınlığını toplum içinde ortadan kaldıran
veya zedeleyen tüm saldırılar “kişilik hakkı”na saldırı olarak kabul edilmelidir. Kişilik hakkı, kişinin tüm
korunan haklarının, değerlerinin ve varlıklarının bütünüdür. Hukuken korunan ve kişiyle ilgili tüm
değerler “kişilik hakkı” kavramı kapsamındadır. Kişilik haklarının temel kaynağı ise, demokratik
sistemler içinde bu sistemin mantığından doğan ve Anayasal birer kural durumuna gelen, kişi hak ve
özgürlükleridir. Kişilik haklarının korunması ile iletişim özgürlüğü hakkı çerçevesinde gazeteciler için
güvence sayılan “özgürlükler” zedelenmemeli ve “haklar” korunmalıdır.
Basın özgürlüğü ilkesi, Anayasanın vazgeçilmez kuralıdır. Özgürlükçü, demokratik ve insan haklarına
dayalı ve saygılı rejimlerde kitle iletişim araçları; toplumun vazgeçilmez öğeleridir. Halkın devlet
yönetiminde söz sahibi olabilmesi, iç ve dış olayları eksiksiz öğrenebilmesi, olup biten her şeyden
haberdar olması gerekir. Bunu sağlayacak en önemli araç da gazete/televizyon/radyodur. Bu
özgürlüğün amacı; doğru ve gerçek bilgileri kamuoyuna ulaştırmaktır. Halkı aydınlatma, çeşitli
sorunlar üzerinde kamuoyunu düşünmeye sevk etme, tartışmalar açma, bilinmeyenleri araştırıp
ortaya çıkarma basının en önemli görevleridir. Böylece toplumda çağdaş ve demokratik bir toplum
düzeni yaratılmasında adımlar atılmış olacaktır. Halka ulaştırılmasında toplum yararı olan bilgiler,
olaylar ve olaylar hakkında düşünülenler gazeteciler eliyle aktarılacaktır. Basın böylelikle kamuoyunun
oluşumunu serbestçe sağlayarak ülkeyi yönetenler üzerinde halkın denetimini de sağlamış olacaktır.
Küresel İletişim Dergisi, sayı 2, Güz-2006 3
Denetim, eleştiri, uyarma ve gerçekleri açıklama, tartışmalar açma, basının en doğal ve vazgeçilmez
görevidir. Basının sahip olduğu bu özgürlük tartışmasız sınırsız değildir. Kişisel onur ve saygınlığa
zarar verilmemesi gerekir. Haber verilirken, eleştiri yapılırken objektif sınırlar aşılmamalıdır. Haksız
kötüleme veya aşağılama basın özgürlüğü adına veya kişilerin bilgi edinme hakkı adına korunamaz.