Mirasın İntikali ve Tapu Tescil Süreci
Hukuki sürecin nihai hedefi terekedeki taşınmazların mirasçılar adına tescil edilmesidir. Ancak bu aşama teknik prosedürlerin hatasız şekilde yönetilmesini zorunlu kılar. Türkiye’deki taşınmaz mülkiyeti rejimi tescil ilkesine sıkı sıkıya bağlıdır. Bu sebeple hak sahipliği ancak tapu siciline yapılacak kayıtla resmiyet kazanır. Almanya’da tamamlanan veraset işlemleri bu tescil süreci için sadece bir dayanaktır. Mirasçılar öncelikle Türkiye’deki vergi dairesinden veraset ve intikal vergisi ilişiğini kesmelidir. Nitekim vergi dairesinden alınan ilişik kesme belgesi işlemlerin ana anahtarıdır. Bu belge olmadan mülkiyetin mirasçılar adına devri hukuken mümkün değildir. Ayrıca tescil talebi sırasında tüm mirasçıların kimlik bilgileri eksiksiz sunulmalıdır. Süreçlerin her adımı mülkiyetin yasal güvence altına alınması için tasarlanmıştır. Bu disiplinli yaklaşım hak sahiplerinin mülkiyet üzerindeki tasarruf yetkisini korur.
Veraset ve İntikal Vergisi Yükümlülükleri
Mirasın intikali sürecinde vergisel aşamalar yasal bir ön koşul teşkil eder. Nitekim mirasçılar terekedeki varlıkların değerini resmi beyanname ile bildirmekle yükümlüdür. Bu beyanname murisin ölüm tarihinden itibaren belirli yasal süreler içinde verilmelidir. Almanya’da yaşayan mirasçılar için bu süreler ikametgah durumuna göre değişiklik gösterir. Vergi dairesi terekedeki taşınmazların rayiç değerleri üzerinden bir hesaplama yapar. Ödenen vergiler sonucunda taşınmazların tapudaki intikaline engel teşkil eden durumlar kalkar. Vergi dairesinden alınan tasdikname tapu sicil müdürlüğüne sunulacak en kritik belgedir. Bu süreçte yapılacak en küçük bir hata tescil işlemini durdurmaktadır. Dolayısıyla beyanname aşamasında sunulan verilerin doğruluğu mülkiyetin kaderini doğrudan belirler. Hak sahipleri bu yasal yükümlülüğü yerine getirerek mülkiyet haklarını yasallaştırır.
Tapu Müdürlüğünde İntikal İşlemleri ve Gerekli Belgeler
Tapu müdürlüğüne başvururken veraset ilamı veya tenfiz kararı mutlaka dosyada bulunmalıdır. Ayrıca mirasçıların fotoğraflı kimlik belgeleri ve güncel ikametgah kayıtları talep edilir. Tapu görevlileri sunulan belgelerin Türk kamu düzenine uygunluğunu tekrar kontrol eder. Eğer terekede birden fazla mirasçı varsa elbirliği mülkiyeti esası uygulanır. Bu durum mirasçıların tüm taşınmaz üzerinde ortak hak sahibi olması demektir. Ancak paylı mülkiyete geçiş talebi varsa bu durum ayrıca belirtilmelidir. Paylı mülkiyet mirasçıların kendi hisseleri üzerinde bağımsız tasarruf yapmasını sağlar. Bu aşamada sunulan belgelerin apostil şerhli ve noter onaylı olması şarttır. Türk tapu sistemi yabancı dildeki belgeleri ancak resmi tercümesiyle kabul etmektedir. Doğru evrak yönetimi mülkiyetin sorunsuz şekilde el değiştirmesini garanti altına alır.
Elbirliği Mülkiyetinden Paylı Mülkiyete Geçiş Usulü
Mirasçıların mülkiyet üzerindeki haklarını serbestçe kullanması paylı mülkiyete geçişle mümkündür. Elbirliği mülkiyetinde her bir işlem için tüm mirasçıların onayı gerekmektedir. Fakat paylı mülkiyette her paydaş kendi hissesini üçüncü kişilere devredebilir. Bu geçiş işlemi için mirasçılardan birinin talebi veya mahkeme kararı yeterlidir. Tapu müdürlüğü tüm ortaklara bildirim yaparak belirli bir süre tanımaktadır. Bu süre içinde bir itiraz gelmezse mülkiyet tipi kendiliğinden değişir. Bu hukuki dönüşüm terekedeki varlıkların ekonomik değerini ve yönetilebilirliğini artırır. Özellikle Almanya’da yaşayan paydaşlar için bu sistem büyük bir kolaylık sağlar. Hisse devri veya satış işlemleri bu yolla daha hızlı sonuçlanmaktadır. Hukuki netlik bu tür mülkiyet yapılarının doğru kurgulanmasıyla tam sağlanır. Mirasçılar bu sayede haklarını daha esnek ve güvenli şekilde yönetir.
Tescil Sonrası Mülkiyetin Korunması ve Yönetimi
Tapu tescili tamamlandığında mirasçılar adına yeni tapu senetleri düzenlenmektedir. Bu senetler mülkiyet hakkının devlet güvencesi altındaki en somut kanıtıdır. Ancak süreç tescille bitmez; emlak vergisi bildirimleri belediyeye mutlaka yapılmalıdır. Zira belediyeye yapılmayan bildirimler ileride idari para cezalarına yol açar. Ayrıca taşınmazların yönetim planları ve kullanım hakları yeniden gözden geçirilmelidir. Almanya’daki hak sahipleri Türkiye’deki varlıklarını yönetmek için yasal temsilci atayabilir. Bu temsilci aracılığıyla kiralama veya bakım işlemleri sınır ötesinden yürütülür. Mülkiyetin korunması sürekli bir hukuki ve finansal takip süreci gerektirir. Türk hukuk sistemi mülkiyet hakkını anayasal düzeyde en güçlü şekilde korur. Sonuç olarak mirasın intikali disiplinli bir çalışmanın ardından başarıyla sonuçlanır. Hak sahipleri bu sayede köklü mülkiyet bağlarını hukuken geleceğe taşır.
1. ÇELİKEL, Aysel, Milletlerarası Özel Hukuk, İstanbul, Beta, 2022, s. 510.
2. Tapu Kanunu m. 1 (Tescil İlkesi).
3. NOMER, Ergin, Devletler Hususi Hukuku, İstanbul, 2022, s. 545.
4. Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu m. 1-9.
5. ŞANLI, Cemal, Milletlerarası Özel Hukuk, İstanbul, 2021, s. 630.
6. Türk Medeni Kanunu m. 701 (Elbirliği Mülkiyeti).
7. TEKİNALP, Gülören, Milletlerarası Özel Hukuk, İstanbul, 2020, s. 710.
8. DOĞAN, Vahit, Taşınmaz Mülkiyetinin Kazanılması, Ankara, Savaş, 2021, s. 140


