Davayı kazanan taraf avukat ücreti öder mi?
Hukuki süreçlerin sonunda en çok merak ettiğiniz konu Davayı kazanan taraf avukat ücreti öder mi? sorusudur. Çünkü Türk hukuk sisteminde avukatlık ücreti iki farklı kategoride değerlendirilmektedir. Bunlardan ilki müvekkil ile avukat arasında yapılan özel sözleşmeye dayalı vekalet ücretidir. Zira davayı kazansanız dahi kendi avukatınıza olan ödeme yükümlülüğünüz yasal olarak devam eder. Ancak yargılama sonunda haksız çıkan tarafın ödediği “karşı vekalet ücreti” de bulunmaktadır. Dolayısıyla süreci kazanan kişi aslında iki farklı ücret dengesiyle karşı karşıya kalmaktadır. Sonuç olarak haklılığın tescil edilmesi mali sorumlulukları tamamen ortadan kaldırmaz.
Karşı Vekalet Ücreti Nedir ve Kime Ödenir?
Yargılama sonunda mahkeme haksız çıkan tarafın belirli bir miktar vekalet ücreti ödemesine karar verir. Çünkü bu tutar Avukatlık Kanunu uyarınca doğrudan davayı kazanan tarafın avukatına ait olan bir yasal haktır. Üstelik bu meblağ müvekkilin avukatına ödediği sözleşmesel ücretten bağımsız bir kalemdir. Zira kanun koyucu bu yöntemle savunma hakkının maliyetini haksız çıkan tarafa yüklemektedir. Öyle ki karşı tarafın ödediği bu tutar müvekkilin cebinden çıkan masrafları hafifleten bir unsurdur. Ancak bu durum müvekkilin kendi avukatıyla yaptığı özel ücret anlaşmasını asla geçersiz kılmaz. Bu nedenle yasal sürecin başında bu iki ayrımı netleştirmelisiniz.
Yargılama Giderlerinin İadesi ve Kazanan Tarafın Hakları
Davayı kazandığınızda süreç boyunca yaptığınız harç ve masrafların iadesini talep etme hakkınız doğar. Çünkü mahkeme hükümle birlikte tüm yargılama giderlerinin kaybeden taraftan tahsiline karar vermektedir. Üstelik bu kapsamda bilirkişi ücretleri ve tebligat giderleri gibi kalemleri de geri alırsınız. Zira adaletin tecelli etmesi haklı tarafın üzerinde mali bir yük kalmamasını gerektirir. Öyle ki avukata soru sormak kaç tl araştırmanızdaki maliyetler davanın sonunda size geri dönebilir. Ancak bu iade süreci ilamlı icra takibi gibi ek yasal prosedürleri beraberinde getirmektedir. Dolayısıyla kazandığınız hakların tahsili için de teknik bir takip süreci yürütmelisiniz.
Avukatlık Sözleşmesindeki Ücret Yükümlülüğü Neden Devam Eder?
Birçok vatandaş davayı kazandığında kendi avukatına ödeme yapmayacağını hatalı bir şekilde düşünmektedir. Oysa avukat ile müvekkil arasındaki ilişki verilen hukuki emeğe dayalı özel bir vekalet akdidir. Çünkü avukat davanın sonucundan bağımsız olarak tüm mesaisini ve bilgisini dosyanıza tahsis etmektedir. Üstelik avukat kimdir ne iş yapar makalemizde vurguladığımız gibi savunma makamı bir emek birliğidir. Zira karşı tarafın ödediği yasal vekalet ücreti avukatın yasal hakkıyken sözleşmesel ücret müvekkilin borcudur. Bu yüzden haklı çıkmak müvekkili sadece karşı tarafın avukatına ücret ödeme riskinden kurtarmaktadır. Sonuçta her iki tarafın haklarını koruyan şeffaf bir anlaşma her zaman en doğrusudur.
Kısmen Kabul ve Kısmen Red Durumunda Ücret Dengesi
Bazen mahkemeler davanın sadece bir kısmını kabul ederken bir kısmını reddetmektedir. Bu durumda Davayı kazanan taraf avukat ücreti öder mi? sorusunun yanıtı daha karmaşık hale gelir. Çünkü taraflar kazandıkları ve kaybettikleri oranlarda karşılıklı olarak vekalet ücretinden sorumlu olurlar. Zira bu tablo her iki tarafın da belirli miktarlarda borçlu veya alacaklı çıkmasına neden olur. Üstelik yargılama giderleri de kabul ve ret oranına göre taraflar arasında paylaştırılmaktadır. Öyle ki bu matematiksel denge davanın başında yapılan stratejik planlamanın önemini kanıtlar. Dolayısıyla taleplerinizi belirlerken olası riskleri ve mali sonuçları profesyonel bir bakışla değerlendirmelisiniz.
Şeffaf Ücret Yönetimi ve Hukuki Danışmanlık
Dava sürecine başlamadan önce tüm maliyet senaryolarını net bir biçimde masaya yatırmalısınız. Çünkü mahkeme sonunda karşınıza çıkacak olan vekalet ücreti dengeleri bütçenizi doğrudan etkilemektedir. Şeffaf bir bilgilendirme süreci müvekkilin hak arama yolculuğunda kendini çok daha güvende hissetmesini sağlar. Üstelik bir avukat tutmak kaç tl gibi temel soruların yanıtlarını bilmek sürprizlerin önüne geçer. Zira hukuki başarı kadar sürecin mali yönetimi de müvekkil memnuniyeti için belirleyicidir. Nihayetinde tüm kalemlerin yazılı bir sözleşme ile imza altına alınması her iki tarafın haklarını korur.













