İstanbul avukat

istanbul avukat

İstanbul Avukat

Avukat mesleği; her hak sahibine hakkı teslim etme fonksiyonu olarak ifade edilen adalet mekanizmasının savunan ve talep eden kısmını oluşturmaktadır
Avukatlık mesleği mücadele gerektiren bir hak arama ameliyesidir
Avukatlık, sorun çözme mesleğidir. Bireyin diğer bireylerle ya da devlet idaresiyle karşılaştığı idari yada mali sorunların hallinde avukat yol göstermek, gerektiğinde bireyi bizzat temsil ederek yardımcı olur.
Savunulmanın en doğal hak olduğu, hak aramanın yaşamsal bir duruş olduğu, avukatların bunu zaman zaman gereksinim duyanlara bilvekale yaptığı, insanların zaman zaman hata yapabileceği, önemli olanın makul yaptırımlara tabi tutularak hürriyetten yoksun olmayan yaşama dönmek olduğu ve bu süreçte avukatın insanların yasal haklarını savundukları, bu nedenle yaşamsal önemde bir görev icra eden avukatlarla ilgili tarihten alıntılar:

—–Görevimizi yaparken “kimseye, ne müvekkile, ne hakime hele ne iktidara tabiiz. Bizim aşağımızda kişilerin varlığı iddiasında değiliz. Fakat hiç bir hiyerarşik üst de tanımıyoruz. En kıdemsizin, en kıdemliden veya isim yapmış olandan farkı yoktur. Avukatlar esir kullanmadılar, fakat efendileri de olmadı” Molierac
Roma İmparatorluğunun sonlarına doğru Ilirya Valisi Callicratusa gönderilen Justin Kanunnamesinde Avukatlar hakkında şu değerlendirmeler yapılıyor.”Davaların şüpheli noktalarını çözen, savunmadaki güçleri sayesinde gerek ceza ve gerek hukuk davalarında çiğnenmiş hakları koruyan, kaybolmuş haklara destek olan Avukatların gördükleri iş kavgaya gitmek ve yaralar almak sureti ile ailelerini ve vatanlarını kurtarmak için yapabilecekleri hizmetten faydalıdır. İmparatorluğumuz için savaş yapanların yalnız zırh gömlek giyen ve kalkan taşıyanlardan ibaret olmadığını taktir ediyoruz. Bu işi Avukatlarda yapıyorlar. Zira acı çekenlerin ümidini, hayatını ve çocuklarını savunan, ve şanlı seslerinin kudretine inanan bu ustalarda aynı işi yapıyorlar.”

Av.Kenan UYSAL

Borçlar Hukuku

Borçlar Hukuku

Borçlar Hukuku, Medeni Hukukun bünyesinde yer alan bir hukuk disiplinidir. Borç kavramı, borçlunun alacaklıya karşı borç konusu olan şeyi (edimi) yerine getirme yükümlülüğünü ifade eder.
Borç ilişkisinde 3 temel unsur bulunmaktadır. Bunlar; 1. Alacaklı 2. Borçlu 3. Alacaklının talep edeceği borçlunun da yerine getireceği edimdir. Edim kısaca borcun konusuna denir. Borçlar hukukunun ana ilkesi sözleşme özgürlüğüdür. Borçlar Hukuku, Sözleşmeler hukukundan doğan davalarla ilgilenmek avukatlık mesleğinin görevleri arasındadır.

Borçlar hukuku bir özel hukuk dalıdır ve eşitler arasında meydana gelen ve borç ilişkisi adı verilen hukuki ilişkilerin incelendiği bir disiplindir. Borçlar Kanunu özel hukukta borçlar hukukuna kaynaklık eder ve borçlar hukuku alanına giren borç ilişkilerini düzenleyen bir kanundur. Borç ilişkisi kavramı, özel hukuk açısından tanımlandığında, alacaklı ve borçlu adı verilen iki taraf arasında meydana gelen ve borçlu olan tarafın alacaklıya karşı belli bir davranış biçiminde (edimde) bulunmakla yükümlü olduğu, alacaklının da borçludan bu davranış biçiminin yerine getirilmesini isteyebileceği (ifayı talep edebileceği) hukuki bir bağdır. Borçlar hukukunda 4 kavram vardır; Borç Kavramı, Borç İlişkisi
Kavramı, Hukuki İşlem Kavramı, Sözleşme Kavramı.
Hukuki İşlemlerden Doğan Borçlar: Hukuki işlem, bir veya birden çok kimsenin hukuki bir sonuç doğurmaya yönelmiş irade beyanıdır. Hukuki işlemler çeşitli açılardan sınıflandırılabilir.

  1. – Tek taraflı hukuki işlemler: Yalnız bir tarafın irade beyanı ile bir hukuki sonuç doğmuştur. Örneğin
    vasiyet, mirasın reddi, takas beyanı vb.
  2. – Çok taraflı hukuki işlemler: Bu hukuki sonucun doğması için de iki taraflı bir hukuki işlem olmalıdır.
    Örneğin sözleşmeler.

Sözleşme özgürlüğü ancak kanunla sınırlanabilir. Borç ilişkisi kavramı, çeşitli borçların doğmasına dayanak oluşturan hukuki ilişkiyi ifade etmektedir. Bu yönüyle, Sözleşmeden Doğan Borç İlişkileri, Haksız Fiillerden Doğan Borç İlişkileri ve Sebepsiz Zenginleşmeden Doğan Borç İlişkileri olarak çeşitlendirilebilir. Borcun konusu olan edimin de türleri vardır. Verme, Yapma veya Yapmama edimlere örnektir. Hukuki olarak “Parça Borcu” veya “Çeşit Borcu” şeklinde karşımıza çıkar. Eğer taraflar borcun konusunu özelliklerini belirterek somutlaştırmış ise parça borcu; buna karşılık, borcun konusu cinsi belirtilerek ifade edilmiş ise çeşit borcu söz konusu olur.

Örneklendirecek olursak; parsel numaralı taşınmazın satışı; bir kişinin boynundaki altın kolyeyi bağışlaması hâllerinde, edim, parça borcu niteliğindedir. Buna karşılık, bir kilo pirinç satışı çeşit borcu olarak nitelendirilir. Daha anlaşılı bir örnek verecek olursak taraflar arasındaki satış sözleşmesinin konusunu 10 ton pamuğun oluşturması halinde satış konusu şey misli bir eşyadır. 10 ton pamuğu teslim edip mülkiyetini devretmekle yükümlü satıcının borcu çeşit borcudur. 18.
Yüzyıldan kalma antika bir vazonun satış sözleşmesi olması halindeyse borç gayri misli eşyadır. Vazoyu teslim edip mülkiyetini devretmekle yükümlü olan antikacının borcu parça borcudur.Sözleşmeler ve Borçlar Hukukuyla ilgili geniş ve detaylı bilgi için iletişim bölümünü kullanabilirsiniz.